Ertuğrul Faciası /Boğazlar Meselesi Pdf İndir

Dünyanın en çok sevilen yazarlarından olan Osman Selim Kocahanoğlu dünya ya yazdığı kitaplar ile fark katmaya devam ediyor. Ertuğrul Faciası /Boğazlar Meselesi Pdf İndir kitabını hem pdf indirebilir hemde www.pdfkitapokuindir.com üzerinden okuyabilirsiniz.

Selanik İstanbul’a Karşı & 31 Mart Vakası ve II. Abdülhamit’in Tahttan İndirilmesi Pdf İndir

Selanik İstanbul’a Karşı & 31 Mart Vakası ve II. Abdülhamit’in Tahttan İndirilmesi
* 31 Mart Vak’ası’nın gerçek nedenleri…
* Jön Türk-Sultan Abdülhamid Mücadelesi’nin sonucunda ne oldu?
* Ordunun siyaset karışması ne gibi dengesizliklere neden oldu?
* Edine Vak’ası, Kör Ali Olayı ve Askeri İsyanlar’ın detayları…
* Avcı Taburları, Askerler, Hocalar, ve Ulema ve kıyafet değiştiren subaylar…
* Hareket Ordusu nasıl oluştu, nasıl harekete geçti?
* “İstanbul’un yeniden fethi” nasıl gerçekleşti?
* Sultan Abdülhamid’i kimler, nasıl tahttan indirmeye karar verdi? Süreç nasıl işledi?
* Ayaklanmaların arkasında “irticacılar” mı vardı, yoksa yabancı parmağı mı?

Sultan Abdülhamid ve Jön Türk Hareketi Osmanlı/Türk tarihinin en ilginç konuları arasında yer almaktadır. Öyle ki, Sultan Abdülhamid-Jön Türk Mücadelesi’nin etkileri ve sonuçları Cumhuriyet Türkiyesi’ne kadar ulaştığı gibi, günümüzde de sürüp giden bazı tarihî ve siyasî tartışmalar bu mücadelenin bir mirası veya yansıması olarak devam etmektedir. 31 Mart Vak’ası, Osmanlı Devleti’nin yıkılışının ilk adımıdır. 31 Mart Vak’ası’nın sonucunda Hareket Ordusu’nun askerî darbesiyle ve buna meşrûiyet kazandıran Meclis-i Mebûsan’ın tartışmalı kararı neticesinde Sultan Abdülhamid tahttan indirilmiştir. Bu şekilde Sultan’ın te’sis ettiği istikrarın ve dengenin çökmüş olmasına rağmen, bunun yerini alabilecek yeni bir denge konulmamıştır. İktidarı ele geçiren yeni aktörlerin bu yönde yapmak istedikleri her hamle, maalesef eski istikrarı yeniden sağlamaktan öte devleti daha da zayıflatmıştır. Nitekim bu süreçte yaşanan bazı gelişmelerden dolayı iyice zayıflayan, tamamen içe kapanan ve kısır iç hesaplaşmalarla bunalan Osmanlı Devleti, ardı ardına patlak veren Trablusgarp Harbi, Balkan Harpleri ve Birinci Cihan Harbi’ni kaybederek tarih sahnesini terk etmek zorunda kalmıştır. Böylesi bir acı sonu, Sultan Abdülhamid-Jön Türk Mücadelesi ve 1908 Jön Türk İhtilâli belirlemiştir. Sonun başlangıcı ise, 31 Mart Vak’ası ve Sultan Abdülhamid’in tahttan indirilmesi olmuştur.

Bir asırdan beri tartışılan 31 Mart’a dair yepyeni bir çalışma. Bugüne kadar gözardı edilen yerli ve yabancı kaynaklar üzerinde uzun süredir çalışan Yakın Çağ Osmanlı Tarihi uzmanlarından Doç. Dr. Necmettin Alkan’ın hazırladığı bu eser, Osmanlı’nın çöküşünü başlatan gün olarak belirtilen 31 Mart’ı farklı bir gözle ele alıyor… 1908 Jön Türk İhtilâli’nin öncesindeki gelişmeler, 1908 İhtilâli sırasında yaşananlar, ihtilâlin devlet, toplum üzerindeki etkileri ve 31 Mart Vak’ası’na bakan yönlerinin detaylarıyla incelendiği kitap Sultan Abdülhamid’e karşı yapılan haksızlıkları de bir bir anlatıyor. Osmanlı hukuk sistemi göz önüne alınarak bu sürecin ve ha’l kararının hukuki yönlerinin incelendiği eser, hem okurlara konuya dair tüm bilgileri sunacak hem de tarihçilere yeni kapılar açacak.

Bayrak Pdf İndir

Bayrak
30 Ağustos günü 16 daireli bir apartmanın önünden geçiyordum. Baktım: Tek balkonda bir küçük bayrak: “-Zaferi unutmuşuz,” dedim. Bayramların bir resmî yönü var. Asker geçer, top, tank geçer. Bir de vatandaşcası var. Herkes gönülden çoşkunluk gösterir. Bu İkincisini kaybetmişiz.
Zaferden bir gün önceki Türkiye’yi hatırlıyorum. Yunan ordusu bütün Batı Anadolu’da, Bursa’da, Trakya’da. İstanbul hükümeti, yenen devletlerin diktasına boyun eğmiş. Eğer İstanbul barışı olursa, Venizelos Anadolu Rumları ile Batı Anadolu Türklerini değiştirecek. Şimdi İzmir, Selânik kadar bir Yunan şehri olacaktı. İstanbul milletlerarası bir nitelikte kalacaktı. Çoktan bu şehirde azınlıkta olacaktık. Bir defa ne çarşılarda, ne bankalarda, ne ithalât ihracatta Türk’ün payı olmayacaktı. Doğu’da Ermenistan kurulmuş olacaktı. Kapitülasyonlar yürürlükte kalacaktı.
Anadolu ve Trakya çarşıları hıristiyan azınlıkların elinde bulunacaktı. Hıristiyan azınlıkların refahı durmadan artacak ve Kürde, Çerkeze, Şiiye, Sünniye parçalanan toplumun yoksulluğu gittikçe çoğalacaktı.
Bu ölüm hükmünden kurtulmanın tek çaresi Anadolu’da zaferi kazanmaktı. Bu zafer de ancak bir taarruzla kazanılabilirdi. Hükümet: “-Param yok!” diyordu. Ordunun başında bulunanlar taarruza karşı idiler. Meclis çoğunluğu ortalama bir barış peşinde idi.
İşte böyle kara bir günün kapkara bulutları içinden bir şimşek çaktı. Mustafa Kemal ordunun başına geçti. Bir vuruşta o sarsılmaz sanılan Yunan cephesini yıktı.
Bugünkü Türkiye ve Türklük yüzde yüz o günkü zaferin eseridir.