Hürriyet ve İtilaf & Nasıl Doğdu, Nasıl Yaşadı, Nasıl Battı? Pdf İndir

Hürriyet ve İtilaf & Nasıl Doğdu, Nasıl Yaşadı, Nasıl Battı?
Cemiyetler kanunu’na göre 21 kasım 1911 tarihinde İstanbul’da kurulan Hürriyet ve İtilaf Fırkası Mahmut Şevket Paşa suikastında parmağı olduğu iddiasıyla İttihatçılar tarafından tasfiye edildi. Üyelerinden bir kısmı sürgüne gönderildi ve fırkanın I. Faaliyet dönemi böylece kapanmış oldu.

Mütareke yıllarında (14 ocak 1919 )tekrar kurulan Hürriyet ve İtilaf Fırkası, II. Meşrutiyet dönemi’nin aksine iktidarı ele geçirmeyi başarmıştır. İşgal kuvvetleriyle olan ilişkileri ve milli mücadele aleyhinde faaliyette bulunmalarından dolayı milli mücadelenin kazanılmasından sonra üyelerinin bir kısmı yurt dışına kaçmış bir kısmı da yabancı devletlerin himayesine sığınmıştır üyelerinin bir kısmı 150 ‘likler listesine giren hürriyet ve itilaf fırkasının II faaliyet devreside böylece sona ermiştir.

Elinizdeki bu eser edebiyatçı,gazeteci, tarihçi Üstat Ziya Şakir’in 29.10.1937-14.03.1938 tarihleri arasında Tan Gazetesinde yayınlanan hürriyet ve itilaf nasıl doğdu nasıl yaşadı nasıl battı adlı siyasi tefrikalarıdır. Eserin ismi her ne kadar bir partinin tarihi gibi görünsede aslında yazar iki devrin (meşrutiyet ve mütareke) panamorasını usta bir gözlemle ve akıcı bir uslupla okuyucuya aktarmıştır. Yazar hem meşrutiyet hem de mütarake döneminin önemli siyasi olaylarını anlattığı eserinde döneme damgasını vurmuş bazı önemli siyasi kişilikleri de etraflıca tanıtmıştır

Bizans’ın Kısa Tarihi & Yeni Roma ya da Konstantin Şehri Pdf İndir

Bizans’ın Kısa Tarihi & Yeni Roma ya da Konstantin Şehri
MS 312 yılında Büyük Konstantin’in gökyüzünde parıldayan ışık huzmeleri gördüğü rivayet edilir.
Bu İmparatorun Hıristiyanlığın batıdaki yayılışında belirleyici bir rolü olduğu da düşünülmektedir. Yine onun günümüz Modern Avrupa’sının şekillenmesinde belirleyici olmuş iki önemli kararın sahibi olduğu da bilinmektedir. Bunlardan ilki Hıristiyanlık karşısındaki hoşgörülü hatta sahiplenmeci tavrıdır. İkincisi ise İmparatorluğun merkezini, Megara’dan gelen Yunan koloni yerleşimcileri tarafından Mö 667 yılında kurulmuş olan Byzantium isimli eski bir Yunan şehrine taşımış olmasıdır. Byzantium, bu ismi ünlü bir Grek lider olan Byzas’ın adından almıştı.
Başkent olmasıyla MS 330 yılında ‘yeni Roma’ ismini alarak bir anlamda yeniden kurulmuş olan Byzantium, çok geçmeden Konstantinopolis yani ‘Konstantin’in Şehri’ ismini almıştır.
Bizans İmparatorluğu, süreç içinde Roma İmparatorluğu’nun doğusunda kalan bölge boyunca genişlemiş, yine Roma İmparatorluğu’nun 476 yılında Cermen akınlarıyla yıkılmasının ardından da uzunca bir dönem ayakta kalmayı başarmıştır.
Son dönemlere kadar, tarih bilimcilerin ve bilim insanlarının çoğunluğu, Bizans İmparatorluğu’nun medeniyete olan katkılarını ve kaydettiği başarıları, Batı Roma ve Yunan Uygarlığı’na kıyasla önemsiz saymışlardır. Ancak son dönemlerde bu hâkim görüş revize edilmiştir. Bilim dünyasında; Bizans kültürünün özgül doğasına ve onun antik batıyı ortaçağ kültürüne bağlayan aracı konumuna odaklanan yeni bir eğilim ortaya çıkmaya başlamıştır.