Dünya Medyasında Çanakkale Savaşları 1915 & The Dardanelles Campaign In World Media Pdf İndir

Dünya Medyasında Çanakkale Savaşları 1915 & The Dardanelles Campaign In World Media
Türk tarihinin en önemli cephelerinden biri olan Çanakkale Cephesi’ndeki savaş henüz televizyon, radyo ve internetin olmadığı bir dünyada nasıl yankı bulmuştu dersiniz? Elbette sadece karada, havada ve denizde olmakla kalmamış, yazılı basının satırlarında ve görsel basının çizgilerinde de derin çatışmalar yaşanmıştı. 
 

İşte Çanakkale Savaşları ile ilgili dünya basınında yayınlanmış söz konusu binlerce karikatür, propaganda afişi, illüstrasyon ve kartpostal türü betimlemenin Türkiye’yi ilgilendiren sekiz yüzden fazlası 10 yıllık bir çalışmanın neticesinde bir araya getiriliyor! 
 
Dönemin gözde medya unsuru gazetelerde yayınlanan bu görsel zenginlik üzerinden İttifak ve İtilaf devletlerinin medya cephesindeki savaşını incelemeye ne dersiniz? Bu savaşta silah; kılıçtan keskin kalem ve yerinde kullanıldığında mermiden daha etkili olan fotoğraf, karikatür, illüstrasyon, propaganda afişi ve kartpostallar olacak!
 

Halil Ersin Avcı’nın uzun yıllarını verdiği bu değerli çalışma; kronolojik sırayla ve Türkçe-İngilizce açıklamalarıyla Çanakkale Savaşı’nın bambaşka bir yönünü evinize taşıyacak; 100 Yıl Önce Dünya Medyasında Çanakkale Savaşları.

Paylaşılmayan Toprak Türk Basınına Göre (1923-1926) Musul Meselesi Pdf İndir

Paylaşılmayan Toprak Türk Basınına Göre (1923-1926) Musul Meselesi
Musul meselesi, batılı devletlere karşı kazanılan Milli Mücadele’nin ardından kurulan yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin, bu devletler karşısında belli bir süre daha mücadele etmek zorunda kaldığı en önemli meselelerden biridir. Bu sorun her ne zaman Türkiye’nin gündemine gelse, Musul’un İngiltere’nin yönetimi altındaki Irak’a bırakılmasının büyük bir hata olduğu dile getirilmiştir. Ancak, bu yorum geçmişteki tarihi olayları bugünün şartlarında yorumlama yaklaşımının bir ürünüdür. MusulUn sınırlarımız dışında kalmasını iyi bir şekilde anlatmak için, dönemin Türk basınının ve kamuoyunun tutumunu, dünyada gelişen olayları ve diplomasiye yön veren ülkelerin temel politikalarını onlara karşı yürütülen Türk dış politikasını takip etmek ve iyi bilmek gerekir.

Diyarbekir 1915 & Vali Dr. Reşid Bey ve Ermeni Tehciri Pdf İndir

Diyarbekir 1915 & Vali Dr. Reşid Bey ve Ermeni Tehciri
Ermeni sorunu, 1878 Berlin Antlaşması ile birlikte Osmanlı Devleti’nde bir ıslahat konusu olarak gündeme gelmiştir. Bu tarihten sonra büyük güçler tarafından yapılan baskılar sonucunda bir dizi reform projesi hayata geçirilmiştir. Fakat bu reformlar istenen neticeyi vermemiştir. II. Meşrutiyet’in ilanı, Ermenilere yönelik reformlar konusunda yeni beklentilere yol açmıştır. Ancak İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin (İTC) giderek artan milliyetçi bir ideolojiyi benimsemesi sonucu reform sorunu sürekli olarak ertelenmiştir. Rusya’nın baskıları sonucunda Doğu Anadolu Bölgesi’nde oluşturulan Genel Müfettişlik Kurumu, I. Dünya Savaşı’nın başlaması sonucunda lağvedilmiştir. Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’na dahil olması Ermeniler açısından bir dönüm noktası olmuştur. Savaşla birlikte İTC hükümeti, Ermenilerin Osmanlı Devleti’ne sadık vatandaşlar olmadıklarına karar vererek onları, Güney vilayetleri olan Halep, Zor ve Musul’a tehcir ederek zorunlu iskana tabi tutmuştur.
 
25 Mart 1915 tarihinde Diyarbekir vilayetinde vali olarak görevlendirilen Reşid Bey, İTC’nin ilk kurucuları arasında olup henüz Diyarbekir vilayetinde göreve başlamadan önce Ermenilerin farklı bölgelere sürülmesini savunmuştur. Bu açıdan vilayette göreve başladığı ilk günden itibaren, Ermenileri iç düşman olarak görmüştür. Dahiliye Nezareti’nin Diyarbekir vilayeti ile yaptığı yazışmalarda Reşid Bey, izlediği politikalar nedeniyle merkezi yetkililer tarafından sık sık uyarılmıştır. Bu durum, merkezi yetkililerin vilayette yaşanan olaylardan haberdar olduğunu göstermektedir. Reşid Bey, Dahiliye Nezaretinin bilgisi dışında Diyarbekir vilayetindeki Ermenileri kendi insiyatifi ile tehcir etmiştir. Diyarbekir vilayetinde ciddi bir isyan emaresi olmamasına rağmen kentteki Ermenilerin büyük bir isyan hazırlığında olduğunu iddia eden Reşid Bey, bu sayede merkez yönetimini yanlış yönlendirmiş ve vilayette kendi gündemini uygulamaya koymak için uygun bir ortam yaratmıştır.

Aksak Demir’in Devlet Politikası Pdf İndir

Aksak Demir’in Devlet Politikası
“Biz, Tanrı’nın bizlere emanet ettiği tebaanın iyiliği, mesut olması için çalışmaya borçluyuz. Tebaamın iyiliğine çalışmak benim tek ülkümdür. Tebaamdan bazılarının mahşer günü ‘İntikam!’ diye eteklerime sarılmalarından korkarım!”
 
Emir Timur neredeyse hiçbir mülkü olmayan bir kumandanken
Batı Türkistan’ı, Mâverâünnehir’i, Deşt-i Kıpçak sınırlarını, İran’ı, Kuzey ve Güney Azerbaycan’ı, Ka�kasya’yı, Bağdat’ı, Musul’u, Doğu Anadolu’yu, Hotan’ı, Kaşgar’ı, Buhara ve Semerkant’ı, Şiraz’ı, Gazne’yi, Pencab’ı, Delhi’yi ve nicelerini sınırları içerisine alan devasa bir imparatorluk kurmuş buna karşın hayatı boyunca han, kağan yahut sultan unvanını kullanmamış, mührüne şu ifadeleri kazımıştı:
“Men Timur, Tanri Kulu”
 
Soyadı Gazi Paşa hazretleri tarafından verilmiş, İstiklal Madalyası sahibi, altı sene Adalet Bakanı görevinde bulunmuş, birçok inkılabın hazırlanıp kabulünde büyük rol oynamış, Kemalizmin ve Türk milliyetçiliğinin büyük kuramcılarından, yazar, düşünür ve hukukçu Mahmut Esat Bozkurt; bu eserinde, “Dünyayı yenmiş olan bu Türk oğlu Türk” olarak tanımladığı Emir Timur’un karakteri, adaleti, ordusu, harp nizamı ve idaresini yirmi dört ayrı bölüm ile incelemiş, Timur’un devlet politikasına dair aldığı notları okuyucuya sunmuştur.
 
Yavuz Selim Birtane’nin yayına hazırladığı Aksak Demir’in Devlet Politikası Mavi Gök Yayınları’nda!
 
“Ben demir zamanında gelseydim onun yaptığı işleri başaramazdım. O benim zamanımda gelseydi, yaptıklarımdan daha çok büyüklerini yapardı.”
-GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
 
 “Alp Arslan”la “Kılıç Arslan” şanlı bir fasıl Avrupayı rezil eden “Yıldırım”… Nasıl? Düşünsene ne biçim bir kahraman erdir Ankara’da Yıldırım’ı eriten “Demir”…
-Hüseyin Nihâl Atsız