Dünden Bugüne Kıbrıs Sorunu ve Stratejik Yaklaşımlar Pdf İndir

Dünden Bugüne Kıbrıs Sorunu ve Stratejik Yaklaşımlar
44 yıldır Kıbrıs meselesinde bir uzlaşma sağlanmamasının başlıca nedeni, “Uluslar arası camia” diye tabir edilen ABD ve İngiltere gibi güçlü ve etkili devletlerin, kendi ülkesel çıkarları nedeniyle Kıbrıs konusuna doğru bir teşhis koymaktan bu güne kadar kaçınmış olmalarıdır.
Meselenin halline yardımcı olmak isteyen çevrelerin önce Kıbrıs meselesinin ne olduğunu araştırmaları ve iyice irdelemeleri gerekir.

Rumlar, ulusal bir hedef olarak belirledikleri “Kıbrıs’ı bir Rum Cumhuriyeti’ne dönüştürme ve Yunanistan’la birleştirme (ENOSİS)” Hedefine ulaşmak gayesiyle iki halkın eşit kurucu ortaklığına dayalı 1960 ortaklık cumhuriyetini, aralık 1963’de Türklere karşı giriştikleri etnik temizlik operasyonu sonucunda silahlı saldırılarla yıktılar. Türkleri ortaklık cumhuriyetinin tüm organlarından dışladılar ve anayasanın “Ölmüş ve gömülmüş” olduğunu ilan ettiler. Rum papaz Makarios 1963-1974 yıllarında Kıbrıs Türklerine etnik temizlik uygulamakla, Balkanları kan gölüne çeviren Sırp canilerin lideri Miloseviç’in bir anlamda öğretmenliğini de yapmıştır.

Milliyetçilik Kıskacında Kıbrıs Pdf İndir

Milliyetçilik Kıskacında Kıbrıs
Büyükada ya da Yavruvatan… Kıbrıs kendi kaderini belirleyememiş veya kendi kaderini iki “anavatan”ın kaderine, alınyazısına göre belirlemeye çalışmış iki milliyetçiliğin kıskacında varolmaya çalışan bir ada. Bir tarafta Yunan milliyetçiliğinin teritoryal genişlemesinde sınırın en ucu, diğer taraftan Türk milliyetçiliğinin yeni “Hatay”ı… Kıbrıs’taki iki toplumun çok uzun süredir varoluş koşullarını belirleyen milliyetçiler, iki toplumun kendi özgün kaderlerini yaşamalarındansa, hayatlarını “anavatanlar”ın kaderine bağımlı sürdürmeyi tercih ettiler. Kıbrıslı Rum milliyetçiliği Ada’nın Yunanistan’ın bir parçası olarak kabul edilmesini isterken, Kıbrıslı Türk milliyetçiliği Türkiye’nin sancağı olmasını arzuladı. Elbette bu tercihler, Yunanistan’da ve Türkiye’de yaşanan farklı ulus-devlet inşa süreçlerinin hem kendi projeleri için hem de adadaki iki toplumun “gelecek” planları için hayati sayıldı. Ada’daki milliyetçiler kimi zaman kendi modellerini savunurken “anavatanlar”ın bunu kabullenmesini arzuladılar, kimi zaman da “anavatanlar” kendi dış politika manevralarında Kıbrıs’ı bir koz olarak kullanmaya çalıştılar. Kıbrıs ayrıca 20. yüzyılda “bazı sorunlar vardır ve bunlar çözümsüzür” diyen bir uluslararası ilişkiler yaklaşımının iyi bir örneği olarak sunuldu. Niyazi Kızılyürek Milliyetçilik Kıskacında Kıbrıs’ta, halen iki toplumun yaşadığı adanın “çözümsüzlük” üzerinde katettiği mesafeyi geriye sarmak için dörtlü milliyetçilik matrisiyle nasıl ve niçin hesaplaşılması gerektiğini tartışıyor

Uluslar Arası Hukuk Açısından Kıbrıs Sorunu ve Avrupa Birliğinin Yaklaşımı Pdf İndir

Uluslar Arası Hukuk Açısından Kıbrıs Sorunu ve Avrupa Birliğinin Yaklaşımı
AB’nin sonuna yaklaşımın, hukuki olmaktan uzak olduğu ve daha çok, faydacı bir mantığın hakim olduğu görülebilmektedir. Öte yandan Türkiye’nin bu konuda ileri sürdüğü idialarda ve bakış açışında ise “hukuki” dayanarak, yeterince kullanılmamıştır. Türkiye’nin AB’ye üye olma hedefinin de bunda etkisi vardır ancak Türkiye hukukenoldukça sağlam dayanaklara sahip olmasına rağmen, bu avantajını gerektiği gibi kullanmamıştır. Uluslararası ilişkilerde, Kıbrıs gibi konularda iyi bir araç olarak kullanılabilecek olan hukuk, yeterince kullanılmamıştır.
Ab’ye üye olma hedefinin gerçekçi bir zeminden çıkıp, kara sevdaya tutulmuş bir aşığın ruh hali gibi “ne olursa olsun, nasıl olursa olsun” mantığına esir olması; Kıbrıs meselesi gibi tarihi, hassas ve son derece önemli konularda, Türkiye’yi bir çıkmazın içine sokmaktadır.
Bu durum doğal olarak, Türkiye-AB ilişkilerinde AB’nin, Türk Milleti tarafından bir “sorun” olarak algılanmasına yol açmaktadır. Bu algılanmanın, akıllara şu soruyu getirmesi ise gayet doğaldır ve soru(n), acil cevaba muhtaçtır: Ab üyeliği, Türk Milleti için gerçekçi ve yerinde bir hedef midir?