Ekonomi Politiğin ve Vergilendirmenin İlkeleri Pdf İndir

Ekonomi Politiğin ve Vergilendirmenin İlkeleri
‘David Ricardo’nun, iktisadi düşüncenin tarihsel serüveninde ana doruklardan birini oluşturan Ekonomi Politiğin ve Vergilendirmenin İlkeleri Üzerine başlıklı büyük yapıtı nihayet Türkçede yayınlanıyor. Bu yapıtın değeri ve önemi ne kadar vurgulansa azdır. Ricardo, ekonomi politik biliminin, Marx’tan bu yana ‘klasik ekonomi politik’ olarak anılan düşünce okulunun en ileri, en tutarlı, en sistematik temsilcisi olduğu içindir ki, başyapıtı Ekonomi Politiğin İlkeleri genel olarak düşünce tarihi için, özel olarak da Marksizmin bir tarihsel kaynağı olarak bu denli büyük önem taşır. Ricardo, klasik ekonomi politiğin sadece en büyük temsilcisi değil, aynı zamanda onun son üyük temsilcisidir. Bir büyük düşünürün yapıtının oluşumunda çağının ve sınıfsal konumunun etkisi olmadığını düşünmek mümkün değildir. Hele bu büyük düşünür, Ricardo gibi, bir fildişi kuleye kapanmaktan çok uzak, pratik bir iş adamı ise! Bu kitabı eline almış olan okuyucu, özellikle de resmi iktisat öğrenimi görmüş ya da görmekte olan okuyucuyu uyaralım: Ricardo’yu anlamak istiyorsanız, iktisat ders kitaplarında öğrendiklerinizi unutun!

Siyasal İktisadın ve Vergilendirmenin İlkeleri (Karton Kapak) Pdf İndir

Siyasal İktisadın ve Vergilendirmenin İlkeleri (Karton Kapak)
David Ricardo (1772-1823): A. Smith’le başlayıp J.S. Mill ile sona eren İngiliz Klasik Okulu’nun doruk noktasını oluşturduğu kabul edilir.. Siyasal İktisadın ve Vergilendirmenin İlkeleri’nde ekonomi bilimi ve politikanın bugün de uğraştığı sorunları iki yüzyıl önce ele alan Ricardo, bu yapıtıyla K. Marx’tan J.S. Mill’e kadar farklı çizgide birçok düşünürü derinden etkilemiştir.

Tutkular ve Çıkarlar & Kapitalizm Zaferini İlan Etmeden Önce Nasıl Savunuluyordu? Pdf İndir

Tutkular ve Çıkarlar & Kapitalizm Zaferini İlan Etmeden Önce Nasıl Savunuluyordu?
Siyasal iktisadın tanınmış isimlerinden Albert O. Hirschman kapitalizmin şekillenmekte olduğu on yedinci ve on sekizinci yüzyıllardaki düşünsel havayı inceleyerek, çok uzun süre günah sayılan maddi çıkar peşinde koşmanın nasıl olup da hayatın merkezine oturduğu sorusuna cevap arıyor. Kapitalizmin yükselişine farklı bir yorum getiren yazar, Marksist ve Weberci düşüncenin ortak paydası olan kopuş fikrine değil, eski ile yeni arasındaki sürekliliğe vurgu yapıyor. Montesquieu, James Steuart, John Millar, Adam Smith gibi düşünürlerin görüşlerini inceleyen Hirschman, yaşanan uzun süreli ideolojik değişimi içsel bir süreç olarak tanımlıyor ve uzun bir tarihsel dönem boyunca birbirine karşıt tanımlanmış tutku ve çıkarların, Adam Smith tarafından bir tutulmasıyla birlikte koskoca bir düşünce zincirinin hafızalardan silindiğine işaret ediyor. Bir yandan, kapitalizmin “eksiksiz insan kişiliğinin” gelişmesine engel olduğu yolundaki eleştirileri ele alırken, on dokuzuncu yüzyıl öncesinde kapitalizmin zaten hükümdarların ve diğer soyluların tutkularını bastırma ve “daha az yönlü, öngörülemezliği azalmış, tek boyutlu bir insan kişiliği” yaratma amacıyla savunulduğuna dikkat çekiyor. Öte yandan, Keynes gibi “bırakınız yapsınlar” ideolojisi savunucularının savlarının da kapitalizmin gerici yüzünü göstermesinden önce hakim olan “herkesin kendi çıkarının peşinden koşması iyi bir düzen sağlayacaktır” fikrinin bir tekrarından ibaret olduğunun altını çiziyor. Düşünce tarihinin bu kitapta ele alınan bölümü hakkında bilgi edinmek, kapitalizm üzerine yapılacak çalışmalara ciddi ölçüde katkı sağlayacaktır.