Türk Edebiyatı Tarihi Pdf İndir

Türk Edebiyatı Tarihi
“Edebiyat tarihimizin bir çok noktaları henüz karanlıktadır. Bugüne dek adları bilinmeyen ya da adları bilindiği hâlde kendileri bulunmayan bir çok değerli eserler, kitaplıklarımızda el sürülmemiş hâlde durmaktadır. Bunlar ancak sistemli ve sürekli çalışmalarla ortaya çıkarılabilir.” diyerek edebiyat tarihi konusunda ciddi eksikliklerin bulunduğuna dikkat çeken Agâh Sırrı Levend, bu eksiklikleri gidermek adına çalışmalar yapmış, eserler meydana getirmiştir.

Levend’in önemli eserlerinden biri de hiç şüphesiz Türk Edebiyatı Tarihi’dir. Eserin “Önsöz”ünde belirtildiği gibi kırk yılı aşkın bir süre Türk edebiyatı tarihi üzerine çalışan yazarın kitap ve makale düzeyindeki çalışmaları ona “ileride daha geniş çapta bir edebiyat tarihi hazırlama isteği” vermiştir. Dört cildi antoloji olmak üzere toplam on cilt olarak tasarladığı; ancak ömrü vefa etmediği için tamamlayamadığı Türk Edebiyatı Tarihi projesinin “Giriş” alt başlığını verdiği birinci cildinde, Türk edebiyat tarihinin kaynaklarına yer vermiş ve bunların muhtevasını anlatarak edebiyat tarihi açısından önemini ifade etmiştir.

İlk baskısının ardından kırk yıl geçmiş olmasına rağmen Türk Edebiyatı Tarihi değerini koruyan ve hâlâ aşılamamış bir eserdir.

20.Yüzyıl Amerikan Edebiyatımda Erkekler ve Erkeklikler Pdf İndir

20.Yüzyıl Amerikan Edebiyatımda Erkekler ve Erkeklikler
Edebiyat tarihi, birçok açıdan, erkeklerin tarihi, erkekliğin tarihidir. Bu yalnızca erkek düşünür ve eleştirmenlerin, yazarların, yayınevi editörlerinin, üniversitedeki edebiyat profesörlerinin, okuyucuların el birliği ile edebiyat tarihini inşa ediyor, tanımlıyor ve sınırlıyor olmalarından kaynaklanmaz. Hem biçim hem de içerik olarak edebiyatın nasıl bir tahayyül sunacağı, edebiyatın sınırlarının ne olacağı ve edebiyatının toplumsal işlevinin ne olacağı soruları kaçınılmaz olarak aslında erkeklik ideolojisinin nasıl kurulacağı, nasıl egemen kılınacağı ve bu ideolojiden sapanların nasıl cezalandırılacağı sorularına dönüşmektedir. Bu sebeple, edebiyat tarihine eğilecek herhangi bir çalışma bir şekilde erkekliğin inşası tarihi ile kesişir, herhangi bir edebiyat okuması okuyucuya potansiyel bir erkeklikler okuması sunar.
Dilin kurucusu ve metnin anlamlandırıcısı olan erkeklerin, erkekliklerini metinler yoluyla nasıl kurguladıkları, erkeklik hiyerarşisinde kendilerini nasıl konumladıkları, şiddeti nasıl içselleştirdikleri ve araçsallaştırdıkları, ataerkiden kaçmak için nasıl hayali erkeklik imgelerine sığındıkları, erkeklerin gerçeklik ve hayalleri arasındaki kırılma noktalarını nasıl deneyimledikleri, tüm bu yanıtsız sorular ve bu sorulara verilmiş muğlak yanıtlar, edebiyat tarihinin ve eleştiri geleneğinin tam merkezinde yer almaktadır. Erkeklikten sıyrılmış bir toplumsal iktidar düşünülemediği gibi erkeklikten soyutlanmış bir metinsel üretim, anlamlandırma, ve tüketim de düşünülemez.